İyİ bİr yönetİcİ Nasıl olmalıdır?
- Ern Araştırma
- 23 Eyl 2019
- 3 dakikada okunur
Yönetici, kelimesi yönetmekten geliyor. Yani bir şeyi yöneten kişi. O şey yapılan işe göre değişiyor. Satış, Muhasebe, İnsan Kaynakları, Satın Alma vb. Yapılan işin sonuna "yöneticisi" kelimesi geldiğinde o işi yöneten kişi anlamına geliyor. Neyin yöneticisi olursanız olun önce kendinizi yönetin. İşe ekibinizi ya da işinizi yönetmeye başlamadan önce kendinizi kontrol etmeyi ve yönetmeyi öğrenerek başlayın.
Eskiden büyük şirketler yöneticiliğin önemini iyi bildiği için yöneticilerine eğitimler aldırır ve gelişimlerini yakından takip ederdi. Günümüzde ise yöneticilik artık tüm şirketler özen gösterilen ve takip edilen bir konu oldu.
Profesyonel Koçluk mesleğine 2010 yılının sonlarında başladığımda , "Yönetici koçluğu" diye bir tanım bile yoktu ülkemizde. Sonraki yıllarda yönetici koçluğu ile tanıştık. İlk başlarda herkes tarafından yanlış anlaşıldı. Yani yöneticilere yapılan yaşam koçluğu olarak algılandı. Halbuki Yönetici Koçluğu apayrı bir çalışma ve çok farklı metotlar içeriyor. Yönetici Koçluğu eğitimini yazmış ve yüzlerce yöneticiye "Yönetici Koçluğu" yapmış biri olarak herkesi bir konuda uyarmak istiyorum. Eğer Yönetici Koçluğu almak istiyorsanız size bu çalışmayı yapacak kişinin bilgi ve tecrübesini muhakkak sorgulayın. Yönetici Koçluğu çalışması yaşam koçluğu gibi değildir. Bilgi ve deneyim esastır.
Bazen, iyi bir yönetici şöyle olmalıdır, böyle olmalıdır şeklinde tavsiye yazılarıyla karşılarsınız. Ben de kendi deneyimlerimi seminerlerim dışında bir ortamda yani burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım yararlı olur.
İyi Bir Yönetici
Temsil ettiği kurum veya işletmenin amaçlarını ve hedeflerini, misyon-vizyonunu, stratejilerini, tarihçesini, kurumsal ilkelerini, değer önermelerini çok iyi bilmelidir.
– Yönetici olarak bulunduğu kurum veya işletmenin bünyesinde görev yapan tüm personelin (mavi/beyaz yaka ayrımı olmaksızın) insani duruş, iş etiği ve kişisel değer yaklaşımlarını iyi tanıması gerektiğini bilmelidir.
– İyi bir yönetici, insanları dinlemesini bilir. Öyle ki iş gören veya hizmet alan ayrımı yapmadan vakit ayırıp kendisine başvuran her insanı dinler ve notunu kaydeder.
– Görevini yaparken amirlik edasıyla değil, “Bunlar benim görevlerim ve dolayısıyla ben de görevimi yerine getiriyorum” diye düşünmeli ve astlarına bu mesajı vermelidir.
– Yönetici olmanın gerekliliklerinden birinin rahatlık alanı dışına çıkmak ve bünyede herhangi bir sorun olmadan tüm lokasyonları ve çalışmaları zaman zaman ziyaret etmesi gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Bu alanlarda gerekirse fotoğraf çekmelidir.
– Kontrol ve denetimlerde yapıcı tutum sergilemeli, hata gördüğünde düzeltip rehberlik etmeli, bir hasarı onarmaya çalışırken yeni hasarlara yol açmamayı prensip edinmelidir.
– Yönetme yetisinin tamamen formel düzeyde çok etkili olamayacağını bilmeli ve ast/üst ayrımı olmaksızın ekip arkadaşlarının sevinçli veya üzüntülü özel zamanlarında yanlarında olmaya özen göstermelidir.
– İyi bir yönetici, öncelikle karar vermenin yöneticinin en temel yetkinliklerinden olduğunu aklından çıkarmamalıdır. Bununla beraber yönetici karar verirken önce sorunun teşhisinin doğru yapılması, sonrasında çözüm için alternatiflerin belirlenmesi, bu çözümlerin birbirlerine göre avantajlarını inceledikten sonra nihayet sorumluluk üstlenip karar alması ve bu kararın ardında kararlılıkla durmasının önemini bilmelidir.
– Tebessümlü olmalı, ekibine ve temsil ettiği göreve ilişkin yakın çevresine güven vermelidir.
– İyi bir yönetici önyargı ve eleştirel tutumdan uzak durmalı ve esnek olmalıdır.
– Sürekli öğrenme ve kendisini geliştirme yönünde farkındalık sahibi olmalı, ayrıca sürekli okuyan ve öğrenen yönüyle iyi bir rol model olacağını unutmamalıdır.
– “Ben” kelimesini dağarcığından çıkarıp, yönetimin her şeyden önce ekip ruhu ve yakalanacak senkronize uyumla oluşacak sinerjiden beslendiğini asla göz ardı etmemelidir.
– Başarılı bir yöneticinin zamanının en önemli bölümü iletişim odaklı olmalı, en üstün becerilerinin ilk sırasında etkili iletişim becerisi yer almalıdır.
– Mutlaka sosyal zekası gelişmiş bir insan olmalı, hitabet becerisini özenle güçlendirmelidir.
– Bütün davranışlarıyla tutarlı ve örnek duruş sergilemeli, temsil kabiliyeti yanında mutlaka; planlama, organizasyon oluşturma, yönlendirme, koordinasyon yapma ve rehberliği de sağlayan bir kontrol yetkinliğine sahip olmalıdır.
– Kavramsal ve teknik konularda hakimiyeti bulunmalıdır. Örneğin, uygulama pratiği deneyimleri ve alanın teorik mevzuatı, süreç yönetimi, hedeflerle ve verilerle yönetim, o işle ilgili analizler, sek törel değerlendirme, güçlü- zayıf yanları değerlendirme, risk tespiti, gerektiğinde plan üzerinden revizyon, teknolojiyi etkili kullanma, yenilikçi yaklaşımlar…
– En önemlisi de insanları ve işini sevmeli, yöneticilik rolünün en çok da İnsan Kaynakları yönetimini iyi bilmeyi gerektirdiğini asla unutmamalıdır.
– Tüm çalışanlarına adil ve eşit yaklaşmalıdır.
Yazımı çok sevdiğim bir Japon atasözüyle bitireyim :
"Ustayım diyebilmek için usta olman yeterli değildir. Önce seni yetiştiren ustanı geçeceksin, sonra seni geçebilecek bir çırak yetiştireceksin"
Hüseyin ERENLER
Comments